Şiirlerim

Sevgili Hikmet Hocam.

1946 yılında dünyaya geldin
Küçük yaşta Babanı kaybettin
İlim irfana çok heves ettin
Tahsilin için İstanbul’a göç ettin…

İstanbul’a geldin 1959’lu yıllarda
Okudun yatılı okullarda
Göze çarpardın ön sıralarda
Çünkü sendin hep ön safhalarda…

1986’da kurdun Vakıfları
Seninle arttı okul sayıları
Sevindiriyorsun tüm insanları
Hiç unutamazsın bu anıları…

2000 yılında siyasete atıldın
Cesaretinle toplantılara katıldın
Konuşmalarınla alkışlandın
Nice güzel işler başardın…

Gece demedin gündüz demedin
Görevlerini hiç ihmal etmedin
Boş yere hiç söz etmedin
Tüm gayretinle refaha erdin…

Beş çocuk büyüttün haram yedirmedin
Hiç kimselere muhtaç etmedin
Çünkü çocuklarını çok severdin
Sevdiğini dahi hissettirmedin…

Üniversite‘de okudun
Tek bir evin oğluydun
Çok zorluklarla yuvanı kurdun
Ankara İstanbul mekik dokurdun…

Evinde bile cumartesi pazar
Çok sayıda makale kitap yazar
Yiğitoğlu oturmuş şiirini yazar
Hocam değmesin sana nazar…

Aile ‘de tek sendin bir er
Başardın oldun profesör
Memlekete yaptın çok eser
Hocam sana çok teşekkürler…

Sensin medârı iftiharımız
Gurur duyuyor seninle Çankırı’mız
Seninledir şerefimiz şanımız
Hep dalgalanacak Türk bayrağımız…Mahmut Yiğitoğlu

Sevgili Eşim Aynur Hanım

Ta ezelden sana hayranım
Kaynadı sana canım
Sensiz hiç geçmiyor zamanım
Seninle mutlu olsun her anım…

Her gün işime giderken
Sabah kalkardın erkenden
Kahvaltı yaptırırdın bana sen
Çünkü eğitmişti seni annen…

Her ay verirdim sana maaş
Pişiresin diye bize aş
Her zaman oldun bana sırdaş
Ebedi olduk iki arkadaş…

Beş çocuk büyüttün haram yedirmedin
Hiç kimselere muhtaç etmedin
Onları çoban gibi güderdin
Uçan kuştan bile esirgerdin…

Benden izinsiz bir yere gitmedin
Ne getirdiysem hayır demedin
Bensiz hiçbir lokma yemedin
Evin bereketini eksik etmedin…

Sinirlensem bile ben sana
Cevap vermezdin hiç bana
Çocuklarını alırdın kucağına
Bulunmaz senin gibi bir ana…

Tam 40 yıl geçti aradan
İyi geçindik kalbimizi kırmadan
Daim mutlu kılsın bizi yaradan
Allah cümlemizi korusun nazardan…

Çok zorluklarla kurduk yuvamızı
Çok şükür hep okuttuk çocuklarımızı
Şerefimizle evlendirdik kızlarımızı
Allah kabul etsin dualarımızı…

Evlendikçe çocuklarımız
Dünyaya geliyor torunlarımız
Artıyor Aile sayılarımız
Hiç unutulmaz bu anılarımız…

Yaşlandık artık eleğimiz eleniyor
Çocuklar torunlar el öpmeğe geliyor
Bu dünya fani zaman çabuk geçiyor
Alimde zalimde bu dünyadan göçüyor…

Şahin Bey

96’da yönetici oldun
Gayretinle Anaokulu kurdun
Sınıfları öğrenci doldurdun
Tebrikler Şahin Bey…

İki yıl sonra Kolej’i açtın
Öğrencilere sevgi saçtın
Velilerle çabuk kaynaştın
Tebrikler Şahin Bey…

Artıyor Mavigün’de öğrenci
Yarışmalarda okulumuz birinci
Paylaşırız hepimiz bu sevinci
Tebrikler Şahin Bey…

Pazar demedin tatil demedin
İftarını bile evinde yemedin
İşine yürekten gönül verdin
Tebrikler Şahin Bey…

Coşturursun herkesi şiirinle
Yarışamaz hiçbir okul bizimle
Gurur duyuyoruz sizinle
Tebrikler Şahin Bey…

Bu dizeler ne şarkı ne gazel
Şiirlerin birbirinden güzel
Benim bu yorumum sana özel
Tebrikler Şahin Bey…

17 Ağustos Depremi 1999

On yedi Ağustos salı gecesi
Sallandı Marmara bölgesi
Yıkıldı evler ne kapı kaldı ne penceresi
Hiç duyulmuyor hükümetin sesi
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Bulutlar üzerimize çöktü kapkara
Sallandı o gece bütün Marmara
Millet şaşırdı döküldü sokaklara
Enkazdan görünen kötü manzara
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Sallandı İzmit Adapazar
Bütün insanlara oldu mezar
Takdiri ilahi anlımıza yazar
Yiğitoğlu oturmuş şiir yazar
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Depremzede yardım bekliyor
Halkın yardımı engelleniyor
Milletin aklı başına yeni geliyor
Herkes bunu iyi biliyor
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Depremzedenin kalmadı takati
Gün geçtikçe şaşırdı günü saati
Herkes buluyor hükümete kabahati
Ankara’da bulmuşlar rahatı
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

12 kasım sallandı Bolu
Yıkıldı Düzce Kaynaşlı yolu
Yerle bir olmuş Düzce karakolu
Araçlar bilmiyor sağı solu
Başınız sağ olsun Anadolu…

Yıkıldı Düzce ve mahallesi
Ne Camii kaldı ne minaresi
Enkaz altında kaldı Ana Annesi
Yok mu bunun hiç çaresi
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Evlerin kimi kaydı kimi yattı
Âlimler diyor bu bir fay hattı
Bütün halkın kalbi attı
Bazı kimseler evini barkını sattı
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Akut yetişti uzattı elini
Enkazdan çıkardı üç günlük gelini
Kulak verdi inledi bir ses
Başına toplandı bütün herkes
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Bahane buldu vergi koydu hükümet
Duydu halk geçirdi cinnet
Dinden uzaklaştıkça bu millet
Başımıza gelir daha çok felaket
Allah’ım sana olduk emanet…

Kızılay verdi eski çadır
Yağmur yağdı içi doldu çamur
Ne odun var ne de kömür
Allah’ım ver bizlere uzun ömür
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Çadırda vakit hiç geçmiyor
Kızılay’dan hiç yardım gelmiyor
Depremzedenin yüzü gülmüyor
Açlıktan çoluk çocuk ölüyor
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Araştırıyor sismik Marmara’yı
Ne günü belli ne ayı
Rabbim salladıkça dünyayı
Oynatacak herkes kafayı
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Allah eyledi insanlara ikaz
Kendinize gelin dedi biraz
Ne kış ne bahar ne de yaz
Olmayın hiç beynamaz
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

İnsanlar düşünüyor kara kara
Ceplerde kalmadı beş kuruş para
Zaten olmuş herkes fukara
Bu yüzden düştü herkes dara
Allah’ım sen yardım et kullara…

Bu büyük bir felakettir
Sabrın sonu selamettir
Her insan Allah’a Amanettir
Eğer Mü’min isen yerin cennettir
Yardım et Allah’ım sen bizlere…

Şair Rıdvan Yamuç’a

Çankırı’da açtım resim sergisi
Baktım ki açılışta var şairin sesi
Bana anında şiir okudu o güzel nefesi
O zaman anladım işte budur gönül sevgisi…

Şair Rıdvan geldi sergide yanıma
Gözleri gözlerime baktı oturdu sağıma
Anladım bu bir gönül dostu
Kanım kaynadı kanına…

Anında bana şiirini yazdı
Dünyada böyle insan çok azdı
Bazı kimseler diyor ona deli
Aslında Allah’ın indinde o bir veli…

Eşşek ölür kalır semeri
Sanatkâr ölür kalır eseri
Hiç bilmeyen kalır karanlıkta
Bilenler ise yakar ahirette feneri…

İnşâllah geldiğimde uğrarım sana
Allah’ım inşâllah seni cennetinde yatıra
Daha çok yazardım ama sığmadı satıra
Ressam Mahmut’tan sana olsun hatıra…